İçeriğe geç

İnternet Fenomenleri ve Marka İletişimi (Bölüm 1)

– 7 dakikalık okuma –

İnternet ünlüleri veya artık dilimize yerleşen adıyla “fenomenler” uzun bir süredir hem sosyal medyadaki yüksek takipçi sayılarıyla, hem de yaşam tarzlarıyla gündemdeler. Bu yazı serisinde fenomenleri, nasıl ortaya çıktıklarından, marka iletişimdeki işbirliklerine kadar geniş bir kapsamda inceleyeceğiz.

Sözlük Anlamıyla Fenomen

Önceki yazım Şu “Yumurta” Kadar Olamadık!‘da güncel bir olay üzerinden analiz yapmıştık. Ana konudan sapmamak adına gir(e)mediğim birçok yan başlığı, nihayet bu seride tartışabileceğiz.

Fenomen kelimesinin sözlük anlamına çok önem veriyorum. Influencer marketing kavramını anlamak için çok iyi bir başlangıç noktası.

Fenomen: Var olan, görülebilen, hissedilebilen, tadılabilen vb., olağandışı veya ilginç şey/olay.

IMDB puanı yüksek olmasa da, fenomen kavramının ne olduğunu iyi anlatan eski filmlerden.

John Travolta filmde bir ışık görüp sonrasında süper zeka ve telekinezi güçlerine sahip oluyordu. Yani normların dışında ve sonuçlarını görebildiğimiz bir durumdu, fakat sebebini ve tam olarak nasıl olduğunu veya neden sadece onun sahip olduğunu anlayamıyorduk.

Aynı durum birebir burada da geçerli. Ortada gözle görülen bir durum var (takipçi sayısı, marka işbirlikleri vb.) ve insanların büyük bir kısmı bunun nasıl olduğunu anlamıyor.

İnsanların çoğunun fenomen denildiğinde muhtemelen ilk aklına gelenler;

  1. “Bunlar da ne para götürüyor be.”
  2. “Yaptıkları da bir şey yok aslında, iki fotoğraf çek, gez, paylaş tamam.”
  3. “Ben de çok güzel paylaşım yapıyorum. Aslında ben de fenomen olurum da, elimizden tutan yok işte.”

Fenomenler de ne para götürüyor!

Bu konudaki en güzel yorumu yıllar önce Cem Yılmaz yapmıştı. Muhtemelen benim gibi defalarca izlediniz ama tam bu noktada yeniden izlememizde fayda var 🙂

Cem Yılmaz‘ın videoda vurguladığı çok önemli bir yer var, “e iyiyse (bu işin parası) çık yarın (sahneye)” diyor. Tüm mevzunun dönüp dolaşıp geldiği yer tam da burası işte. Bu yazının sonunda 5 maddede gerçekten nasıl internet fenomeni olunduğunu veya olunabileceğini yazacağım. Eğer aradaki önemli kavramsal ve kronolojik bilgileri merak etmiyorsanız direk o kısma atlayabilirsiniz.

Peki bu iş ilk nasıl başladı?

Hatırlayanlarlar kadar hatırlamayanların da çok olacağı, Türkiye’nin ilk internet fenomeni tabi ki İnternet Mahir!

İnternet Mahir adıyla ünlenen Mahir Çağrı

Mahir Çağrı (bilinen adıyla İnternet Mahir), 1999‘da açtığı kişisel websitesi ile dünya çapında bir fenomen oldu. Mahir, “Welcome to my page! I kiss you!” cümleleriyle ve samimi tavırlarıyla 2000 yılında Forbes tarafından dünyanın en çok tanınan 100. kişisi olarak seçildi. Burada çok önemli bir noktaya dikkat çekmemiz gerekli. Tüm bunlar olurken Facebook, Twitter, Instagram yoktu, Google ise henüz kurulmuştu 🙂

Ama Mahir‘in ardından olaylar şimdiki kadar hızlı gelişmedi. Sosyal ağların ortaya çıkması için 10 yıla yakın bir süre gerekti. Bu ara dönem aslında internetin iletişimsel anlamda evrildiği ve dönüşmeye başladığı yıllardı. Buna belki başka bir yazıda değiniriz.

Batesmotelpro ve Educatedear (2006)

Türkiye’de sosyal mecraların da kullanılmaya başlamasıyla ve şimdi bildiğimiz anlamıyla ilk internet fenomeni, daha doğrusu fenomenleri birer yapı taşı olarak adlandırabileceğimiz Educatedear ve Batesmotelpro‘dur. İsimlerin üzerine tıklayıp bu iki Youtube hesabının da Temmuz 2006‘da açıldığını görebilirsiniz. Şans, kader, doğru zamanda doğru yerde olmak, hayallerinizin olması veya emek, siz ne demek isterseniz. Aşağıda Türkiye’deki internet mizah tarihinin bu anlamdaki iki hesabından iki önemli videosunu izleyebilirsiniz;

Batesmotelpro’nin Youtube’a Yüklediği İlk Video: Bana Kitap Al
Educatedear’ın Ünlü Konseptlerinden: “Gereksiz Sansür”

Bu izlediğiniz iki video önemli, çünkü internet fenomenliğinin temelleri bu videolar ile atıldı. Youtube, insanların sesini duyurmak ve daha büyük kitlelere seslenmelerini sağlamaları için kullanılmaya başlanan ilk önemli mecralardan biriydi. Ama o dönemde bunun bir meslek kolu haline gelebileceğini ne o videoları üretenler, ne de tüketicileri henüz düşünmeye başlamamışlardı.

Friendfeed ve Vine Dönemleri

Friendfeed‘i hatırlayanlar var mı yoksa ben artık yaşlanıyor muyum 🙂 Friendfeed 2007’de kurulan ve 2015’e kadar hayatını devam ettiren bir sosyal mecraydı. Friendfeed, mecra yapısı itibariyle tam olarak Facebook ve Twitter arasında bir noktadaydı. Hem görsel, hem de metinsel anlamda güçlü bir platformdu. Türkiye’nin ilk internet fenomenleri, Friendfeed‘de oluştu. Ama o zamanlar marka işbirlikleri ya yoktu, ya da çok minimal düzeydeydi. Facebook, Friendfeed‘i satın alıp, akabinde platformu kapatma kararı almıştı.

Türkiye’nin ilk internet fenomenleri, Friendfeed’den çıktı.

Vine da aynı şekilde kurulduğu günden (2013) itibaren çok hızlı bir şekilde büyüyerek en popüler sosyal mecralardan biri oldu. Vine‘ın en büyük alametifarikası ise 6 saniyelik tekrar eden videolardı. Platforma yüklenebilen tek içerik türü buydu. Fakat işler Vine tarafında çok iyi gitmedi ve 2017’de kapandı. Vine henüz yayın hayatına başlamadan önce (2012) Twitter tarafından satın alınmıştı.

Vine fenomenlerinin çoğu, Vine’ın kapanmasının ardınan Instagram’a transfer oldu.

Vine çok önemli bir platformdu, çünkü şu an tanıdığımız internet fenomenlerinin belki %60’ından fazlası Vine‘da popüler oldular. Vine‘ın kapanmasıyla birlikte Instagram‘a geçip takipçi kitlelerini tutabilenler, bugün milyon takipçileriyle yollarına devam ediyorlar.

Twitter, Youtube, Instagram Dönemi

2006’da kurulan Twitter ve 2005’te kurulan Youtube, yıllar içerisindeki evrimleri neticesiyle şu an hem Türkiye’de, hem de dünyada internet fenomenlerinin başlıca paylaşım yaptığı mecralardan. Tabi ki olmazsa olmaz Instagram‘la birlikte.

Özellikle bu 3 ana mecra üzerinden paylaşım yapan internet fenomenlerini ve hem Türkiye, hem de dünyada marka işbirliklerinin nasıl ilerlediğini önümüzdeki haftaki yazımda paylaşacağım. Son olarak ise Türkiye’de internet fenomeni olmak için gerekenleri aşağıda yazıyorum. Bana kişisel olarak da en çok gelen sorulardan biri bu. Nasıl fenomen olunur? Buyurunuz 🙂

5 Maddede Nasıl İnternet Fenomeni Olunur?

1- Otantik İçerik: Size özgü, sadece sizin üretebileceğiniz bir içerik bulmalısınız. Eğer Youtube‘da bir moda kanalı açmak istiyorsanız, açılmış tüm moda kanallarını tek tek inceleyip, onlardan nasıl ayrışabileceğinizi bulmalısınız. Eğer Instagram‘da bir yemek hesabı açmak istiyorsanız, Türkiye’deki bulabileceğiniz tüm popüler yemek hesaplarını inceleyip onlardan nasıl ayrışabileceğinizi bulmalısınız. Ayrıştığınız noktayı çok net belirleyip, başka insanların kolay kolay üretemeyeceği o içeriği bulmalısınız. Evet işin en zor kısımlarından biri tam da bu başlangıç noktası.

2- Kaliteli İçerik: Otantik içeriği buldunuz diyelim. Süper. Şimdi sıra o içeriği öncelikle kaliteli bir görsellikle desteklemekte. Instagram için hızlı olabilmek adına çok kaliteli bir akıllı telefona, Youtube içinse hem kaliteli video çeken bir kameraya hem de iyi bir ses kaydedicisine ihtiyacınız var. İçeriğiniz istediğiniz kadar size özgü olsun, kaliteli değilse insanlar sizi takip etmek istemeyecektir.

3- Mecraya Uygun İçerik: Size özgü kaliteli içeriği bulduysanız bir adım daha atladınız demektir. Şimdi sıra mecraya uygun içeriği üretmekte. Eğer çok iyi videolar üretemiyorsanız ama fotoğraf çekiminde ve derdinizi bu şekilde anlatmakta daha iyi olduğunuzu düşünüyorsanız, Youtube kanalı açmanız saçma olacaktır. Sizin mecranız bu anlamda Instagram olmalı. Ama ekran karşısında çok iyi olduğunuzu ve uzun videolar üretebileceğinizi düşünüyorsanız öncelikli mecranız Youtube olmalı.

4- Hedef Kitleye Uygun İçerik: Bundan önceki zor kısımları atlattığımıza göre gelelim takipçi konusuna. Her içeriği üretirken kime konuştuğunuzu, içeriklerinizi kimin beğenmesini istediğinizi düşünmelisiniz. Eğer insanlar içeriklerinizi bir sebeple ilgi çekici bulmuyorsa; ne ürettiğiniz, ne içeriğin kalitesinin, ne de mecraya uygunluğunun bir önemi kalmıyor. İçerikleri üretmeye başladıktan sonra takipçi kitlenizle iletişimde, etkileşime olmak çok önemli. Her insanın çok değerli olduğunu unutmamalısınız.

5- Sürekli İçerik: Son olarak; sürekli ve disiplinli olarak içerik üretmelisiniz. Hastaydım video çekemedim, canım istemedi fotoğraf yükleyemedim gibi mazeretlerin arkasına sığınan kimse gerçekten uzun soluklu bir fikir lideri veya internet fenomeni olamaz.

Serinin 2. yazısı için buraya tıklayabilirsiniz.

Sabrınız ve ilginiz için çok teşekkür ederim. Her türlü sorunuz için bana sosyal medya hesaplarım üzerinden veya aşağıya yorum yazarak ulaşabilirsiniz.

Tek Yorum

  1. […] Geçen haftaki yazımda fenomen kavramının ne olduğunu, influencer‘ların ilk olarak ne zaman ortaya çıktıklarını, hangi mecraların önemli olduğunu ve son olarak da nasıl fenomen olunabileceğini incelemiştik. Eğer okumayanlar varsa, 1. Bölüm için buraya tıklayabilirsiniz. […]

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir